Ölüm, hepimiz için kaçınılmaz bir gerçektir. Doğan her canlı zamanı yeri ve vakti geldiğinde ruhunu Rabbine teslim edecektir. Bir bakıma hepimiz ölümle nişanlıyız. Hiç ölmeyecek gibi yaşamanın bize hiç bir faydası
yoktur. Tam aksine bir müslümana, yakışan yarın ölecekmiş gibi yaşamasıdır. Çünkü Rabbimiz “Her nefis ölümü tadacaktır” hakikatini bize Vahiy yoluyla bildirmiştir. Bize düşen, bu fani dünyada ölüme hazırlık yapmaktır. Tıpkı evliliğe hazırlık yaptığımız gibi. Şunu unutmayalım ki, bizden önce birçok nesil geldi geçti, birçok insan geldi geçti, bizde bir gün aynı şekilde ölümle kucaklaşacağız.
Ölüm, bize şah damarımız kadar yakın iken, nefsimiz hala bu gerçeği anlamakta zorluk çekiyor. Her geçen gün bir sevdiğimiz bizi bırakıp gidiyor. Biz de bir gün sevdiklerimizi bırakıp gitmek için her an gelmesi muhtemel ecelimizi bekliyoruz.
İslam belgelerinde ölümden en çok korkanların yahudiler ve Allah’a şirk koşanların olduğu tespit edilmiştir. Ölümden korkanların genelde Allah’tan uzak olan kimseler olduğu görülmektedir. Oysaki Allah’a yakınlık güzel bir ölüme yakınlıktır.
Şairin dediği gibi: ölüm belki yarın, belki yarından da yakındır bize!
Ölümün bizi nerede, ne şekilde yakalayacağını bilmediğimize göre, ölüme hazırlıklı olmalı, Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından sakın...
|