Yaşamın her alanını kuşatan teknolojiyi masum olarak göremeyiz. Çünkü üretilen her cihaz kendi kültür ve yaşam şeklini oluşturmakta, mevcut olan insani bir takım değerleri ise yok etmektedir. Bu sebeple kapağımıza taşıdığımız “Teknoloji Bağımlılığı İnsanlığın Sonu mu?” manşeti asla abartılı bulunmamalıdır. Çünkü insanlık bu bağımlılığın sonucunda bireyselleşmekte, paylaşmayı unutmaktadır. Topluma yönelik görevler, sosyalleşme, birebir iletişim, samimiyet ve duygular ihmal edilmekte, insanlar ruhsuz, donuk bir sanal ortamın içerisinde adeta robot haline gelmektedir. Yalan, aldatma, vakit ve nakit israfı ön plana çıkmakta en başta aile olmak üzere tüm insani ilişkiler kırmızı alarm vermektedir.
Hayatı kolaylaştırmak için sürekli gelişme gösteren teknik cihazlar insanları hayata biraz daha bağlamakta, kimseye vakit yetmemekte, akraba, komşu ve aileler arası iletişim ve diyalog sıfıra inmektedir. İnsanlar arası dayanışmanın asgari unsurları olan hasta, düğün, doğum ve cenaze ziyaretlerine dahi fırsat bulunmamakta, sevinçler ve hüzünler artık paylaşılmamaktadır. Ayrıca stres, panik atak, ruhsal bunalım ve sürekli tatminsizlik gibi sorunlar bu mekanik çağın hastalıkları olarak görülmektedir.
Ulaşımda, haberleşmede, sağlıkta, eğitimde, alışverişte, üretimde, güvenlikte vb. bu kadar bağımlı hale ge...
|