Okuma alışkanlığını kaybetmiş bir toplum haline geldik. Ne yazık ki okuma bilinci her geçen gün azalmakta... Bunda teknolojik gelişimin sonucunda ortaya çıkan meşguliyetler etkili olsa da ana sebep asla değiller. Tamam, vakti T.V., internet, maç, sinema gibi unsurlar dolduruyor olabilir, bu unsurlar geçmişin ilgi alanlarından daha fazla hayatımızı kuşatmış da olabilir, ama tüm bunlara rağmen kişinin bu tembelliğin gerçek müsebbibi olduğu gerçeği değişmez. Zihinsel tembelliği hızlandıran davetlerin gücünü reddediyor değiliz. Ancak tüm bunların, Allah(cc.) katında ilme, bilgiye dolayısıyla bilginin yönlendireceği imana ulaşamamanın mazereti olarak kabul görmeyeceğini düşünürsek, sorumlunun kişinin kendisinin olduğuna yönelik vurguyu neden ön plana çıkarttığımız anlaşılır.
Kişi dertliyse okur, araştırır. Öğrenmenin inancıyla ilişkisini kurduğu zaman bilgi, iman ve eylem basamaklarını hızla çıkmaya başlar. Ve silsilenin ilk adımı olan bilgiye ulaşabilmek için uğraşı ve fedakarlık gösterir. İşinden fedakarlık gösterir, hayat konforundan fedakarlık gösterir ve böylece kitaplarla bağını kuvvetli tutar. Rabbine karşı sorumluluklarını daha iyi, daha doğru nasıl yapabilirimin arayışı içerisinde olur. İşte okumaya teşvik eden, yönlendiren temel unsur budur : “SORUMLULUK” Eğer neden okumuyoruz, kitaplardan, dergilerden g...
|