13 Nisan 2026 - Pazartesi

Şu anda buradasınız: / / İslâmÎ Eğitimim Zarureti
İslâmÎ Eğitimim Zarureti

İslâmÎ Eğitimim Zarureti Editör

Müslümanlar, Kur’ân’ın ilk emri olan okumayı sadece yüzeysel bir okuma değil, varlığın özüne inmek ve dünyayı anlamak olarak değerlendirmişlerdir. Bu doğrultuda, ilk zamanlardan itibaren etraflarında gelişen tüm olayları ibret nazarıyla incelemişler ve ilmî çalışmalarına konu etmişlerdir. İlim öğrenmenin, kadın veya erkek fark etmeksizin tüm Müslümanlar için farz olarak görülmesi de onlar için önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Hızlı ve emin adımlarla yükselen İslâm medeniyetinin öne çıkan yönlerinden birisi, Müslümanların dinî ilimlere gösterdikleri ilgidir. Sadece dinî ilimlerle sınırlı kalmayan Müslümanlar, sonraki dönemlerde astronomi, matematik, geometri, fizik ve kimya gibi dünyevî bilimlere önem göstermişlerdir. Diğer taraftan fetihlerle birlikte çok geniş bir coğrafyaya yayılan Müslümanlar, buralarda farklı etnik, dinî ve kültürel unsurlarla karşılaşmışlardır. Kendileri için önemli bir aşama teşkil eden ve bu unsurların sağlayacağı muhtemel faydaları görmezden gelmeyen Müslümanlar, insanlık mirası olarak değerlendirdikleri bilimsel çalışmaları kendi dillerine tercüme etmeye başlamışlardır.

Bu faaliyetlerin devlet yetkilileri tarafından da desteklenmesi ile birlikte çalışmaların daha da arttığı bilinmektedir. Eğitim, bireylerin toplumda yaşayabilmesi için gerekli olan bilgileri edinmesidir. İslam, Dini eğitime çok önem vermektedir. Nitekim Kur’ânı Kerîm’de: “…Allah, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir...” (Mücadele, 58/11) buyrularak ilim öğrenenlerin, diğer insanlardan derece olarak daha üstün olduğu bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte de: “Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah, o kişiye, cennetin yolunu kolaylaştırır.” Buyrularak İslâm’da eğitimin ne kadar önemli olduğu vurgulanmıştır. Her şeyden önce, İslâm ümmetinin benimsediği değerler sisteminin devamlılığı ilme bağlı olduğu için Hz. Peygamber (s.a.s.), ilmi yüceltmiş ve teşvik etmiştir. Meselâ: “İlmin, nâfile ibadetten daha üstün olduğunu” söylemiştir. Âlimler, bildiklerini hem kendileri, hem de insanlar için İslâmî ölçüler içinde yararlı kıldıkları oranda ilim, onlar için bir üstünlük kabul edilir.

Âlimleri, Peygamberlerin vârisleri olarak gösteren hadis, Peygamberlerin mirasçısı olmaktan gelen söz konusu işlevlerin yerine getirilmesini amaçlamıştır. İlim, bizâtihi bir değer olsa da ilim-amel ilişkisine vurgu yapan ayet ve hadisler, bilginin insanlığı itikadî, ahlâkî yönlerden daha yüksek seviyelere taşıması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Böylece davranış ve uygulama planında fiile dönüşmeyen bilginin insan için yararı olmayacaktır. Ancak bilgisizce yapılan amelin de, ilimden daha değerli olduğu söylenemez.

Sonuçta, zihnini sahih bilgilerle, kalbini de Allah’a itaat ve sorumluluk şuuruyla ve hayatını hayırlı amellerle donatanlar “ilmiyle âmil olan alimler” ve sadece dünyevî emellere ulaşmayı amaçlayan ve zaman zaman bu amaç uğruna bilgisini kötüye kullananlar da “ilmiyle amelleri tenakuz içinde olan alimler” olarak tanımlanır. “Vuslat Dergisi”nin her senenin Kasım sayısını özel sayı olarak siz değerli okuyuculara sunulmaktadır. Bu seneki özel sayımızın konusu “İslâm’da Eğitim” olarak tesbit edilip işlendi. Şerefli bir eğitim tarihimiz olduğu malumunuzdur. Bu çok özel konuda bilgilerini bizlerle paylaşan ve her biri kendi sahasının mütahasısı olan hocalarımıza katkılarından dolayı müteşekkiriz. Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle Allaha (c.c.) emanet olun. Selâm ve dûâ ile. 

Yazar:
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul