07 Eylül 2026 - Pazartesi

Şu anda buradasınız: / / HakikÎ İslâm Âlimi
HAKİKÎ İSLÂM ÂLİMİ

HakikÎ İslâm Âlimi Dr. Halil İbrahim Kutluay

Kavramlar vardır; günümüzde farklı manalarda kullanılarak içi boşaltılmıştır. “Sadaka, nâfile, tevâtür” gibi...
Kavramlar vardır; son derece nezîh manaları olduğu halde, birileri tarafından özellikle ürkütücü ve korkutucu manalar yüklenmiştir. “Cihad, biat, fetih, emir, şeriat, hizmet, hocaefendi” kavramları gibi...
Kavramlar vardır; günümüzde bu kavramları temsil edenlerin azlığı sebebiyle ya hiç kullanılamaz ya da az kullanılır olmuştur. “Muhaddis, müfessir, fakih, müttekî, âbid, zâhid” kavramları gibi..
Ecmaîn ifadesi de bu çeşit ifadelerden biridir. Eskiden cemaat ruhu, birlik şuuru vardı. Birine (Allah razı olsun) dediğinizde muhatabınız “ecmaîn” derdi. Ecmaîn ruhu, cemaat ruhu, birlik şuuru kaybolunca “ecmaîn” diyenler de azaldı.
Şair, yazar İsmet Özel diyor ki: “Bir hayır dua aldığımızda veya bize hoş gelen bir temenni ile karşılaştığımızda “ecmaîn” derdik. Ecmaîn cümlesi, hepsi anlamına gelirdi. Yani iyi ve güzel saydığımız şeyleri bir kısım, bir kesim için değil cümlemiz, hepimiz için isterdik. Ecmaîn aynı zamanda ait olduğumuz öbeğin özel adıydı… Ecmaîn öyle bir şeydi ki kelime olarak ortadan kaybolurken insanlarını da kaybetti.”
“Âlim” kavramı da bugün “ilim” gibi şerefli bir makamı hakkıyla temsil edenlerin sayıca azlığı ya da istenen ve beklenen üstün seviyenin kaybolması sebebiyle az kullanılır olmuştur. Bunun yerine daha çok (ilim adamı, akademisyen, ilahiyatçı, din görevlisi) ifadeleri yaygınlaşmıştır.

Gerçekte “Âlim”, Kur’anî ve Nebevî bir kavramdır. Âlim gerçek anlamda Peygamber varisi olmalıdır. Kur’anî ve nebevî ölçülerin ışığında aranan, Peygamber varisi olan İslâm Âlimi’nde aranan müstesna özellikler bulunmalıdır.
İSLÂM ÂLİMİ NASIL OLMALI?
İSLÂMÎ ŞAHSİYET: İslâm Âlimi, her şeyden önce nezîh İslâmî kişiliğe sahip olmalıdır. Hadis imamlarının hadis ravilerinde aradıkları güvenilirlik (sika) ölçülerini taşımalı, takvâ ve İslâmî şahsiyet evsafına sahip olmalı; ahlakî açıdan problemli, şâibeli olmamalı, küçük günahları işlememe konusunda titiz olmalı; maddî ve malî meselelerde, helâl-haram noktasında titiz olmalı; maddeci, çıkarcı, menfaatçi olmamalıdır. Etnik hastalığı olmamalı; kavmiyetçi, ırkçı bir anlayışa sahip olmamalıdır.
İslâm âlimi; “Allah’tan kulları içinden ancak âlim
ler gereği gibi korkar,” âyetinde ifade edildiği gibi; gönlü takvâ ile, Allah korkusuyla dolu olma-
lıdır. Nafile ibadetlere önem veren, Kur’an tilâve-tini asla ihmal etmeyen, hayır ve hasenatta payı olan, fedakâr ve vefakâr, cömert ruhlu, hilim ve itidal sahibi bir kişiliğe sahip olmalıdır.
İLMÎ ŞAHSİYET: İslâm Âlimi, İslâmî ilimlerde tedris, telif veya tercüme ile meşgul olan ilmî bir kişiliğe sahip olmalı, ana prensipleri unutturacak derecede gereksiz ayrıntılarda boğulmamalı; ana konulardan habersiz, kuru, donuk ve resmî akademik kişilik yerine tarihî Fatih Medreseleri üstadları gibi çok yönlü, çift kanatlı ilim erbabı olmalıdır. Âlim ilmiyle amil olmalı, bildiğini yaşamalıdır.
AKİDE SAFİYETİ: İslâm Âlimi, itikadî açıdan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatten olmalı, problemli ehl-i bidat görüş ve düşüncelerine sahip olmamalı, kaderi inkâr eden rasyonalist ve Mutezilî düşünceye kapılmamalı, modernist ve reformist saplantılardan uzak olmalıdır. Hz. İsa aleyhisselâm’ın nüzûlü, Mehdi’nin zuhuru, kabir azabının hak olması, Şefa-
at-i Muhammediyye gibi hususlarda ehl-i sünnet itikadına sahip olmalıdır.
Başkalarını kolayca tekfir eden bir zihniyete sahip olmamalı ama ana itikadî çizgileri çiğneyen kimseleri ilmî metotlarla uyarmaktan ve haddini bildirmekten de uzak durmamalıdır.
HİKMET: İslâm Âlimi, davet ve tebliğde, telif ve tedriste “hikmet” yolunu tutmalı, cihad şuuruna sahip olmalı, ama mümin kardeşine silah çekmeyi tasvip edecek bir basiretsizlik ve şiddet anlayışına sahip olmamalıdır. Mümin kardeşini kolayca tekfir eden, değerlendirmeleri sert (müteşeddid) bir kimse olmamalı; dışlayıcı, saldırgan bir üslup kullanmamalıdır. Kendi cemaat, meşreb dışında kalanları acımasızca reddeden “ben merkezli” bir zihniyete sahip olmamalıdır.
KUR’AN VE SÜNNET: İslâm Âlimi, ana referansımız Kur’an-ı Kerimi asla gözardı etmemeli, Kitabımızın en güzel yorumu ve en müstesna uygulaması olan sünnet-i seniyyeyi baş tacı eden bir anlayışa sahip olmalı, sünnet-i seniyyeyi ihya etmek ve hayata hakim kılmak için gayret etmelidir.
TEFSİR: İslâm Âlimi, Kur’an-ı Kerim tefsirinde İslâm Tarihi boyunca izlenen Kur’an’ın Kur’an’la tefsiri ve Kur’an-ı Kerim’in hadislerle tefsirine önem vermelidir. Dirayet tefsirinden istifade etmeli; ama Kur’anî perspektife aykırı olan şahsî, indî, keyfî yorum ve görüşlere yer vermemeli, uyarıldığında bu muhalif görüşlerinde ısrar etmemelidir.
SÜNNET-İ SENİYYE: İslâm Âlimi, sahih ve makbul hadisleri referans olarak almalı, menâkıbın sahih olanlarını nakletmeli, tenkide açık mübalağalı ör-
neklerden sakınmalı, uyarıldığı halde bilerek mev-
zû hadisleri, hurafeleri ve asılsız menâkıbı nakleden biri olmamalıdır.
VAHDET RUHU: İslâm Âlimi, İslâm ümmetinin vah-
deti için çalışmalı, İslâm kardeşliğini takviye için gayret etmelidir. İslâmî Cemaat ve İslâmî hareket ruhuna aykırı söz, görüş ve düşüncelere sahip olmamalı, her çeşit tefrikaya karşı çıkmalıdır. Hissî ve nefsî sebeplerle, duygusal nedenlerle ilim erbabı ile irtibatını koparmamalı, marjinal yorumları ve şâz görüşleriyle ön plana çıkan bir kimse olmamalıdır.
SİYASÎ ŞUUR: İslâm Âlimi, İslâm’ın din ve devlet, iman ve davet, eğitim ve cihad dini olduğu şuuruna sahip olmalı, bölük pörçük olan İslâm Dünyasının birliğini, İslâm Medeniyetini yeniden ihyâ ve inşâ için çalışmalı; siyaseti, siyasîleri ve günlük olayları takip ederken olayların içinde boğulmamalı; siyasîleri alkışlayan ve öven değil, onlara yön ve yol gösteren olgun ilmî bir şahsiyete sahip olmalıdır.
İslâm âlimi, Filistin, Suriye, Yemen, Afganistan, Bosna, Eritre, Keşmir, Myanmar Müslümanlarının için-
de bulunduğu sorunları gönlünde hissetmeli, Üm-
met-i Muhammed’in dertlerini dert edinmeli, Üm-
met-i Muhammed’in ve ülkemiz insanlarının aile-vî, ticarî, iktisadî, ilmî problemlerine uygulanabilir çözümler sunmalıdır.
İslam Âlimi, duruşu ve görüşü ile referans olmalı, manevî boşlukları doldurmalı, toplumu manen ve ilmen aydınlatmalı, ihlaslı irşad ve irfan erbabı olmalıdır.
İslâm Âlimi, her çeşit fitne ve fesada, terör ve bölücülüğe karşı koymalı, gerçekleri her zaman ve zeminde en güzel ifadelerle dile getirmekten çekinmemelidir.
İslâm Âlimi, istikamet sahibi olmalı, zalimin değil, mazlumun yanında yer almalı, yakın tarihi iyi okumalı, Masonluk ve Siyonizm oyunlarını bilmeli, onların çirkin oyunlarına âlet olmamalıdır. İslâm düşmanları tarafından kesinlikle işletilmemeli, kötü emelleri uğruna kullanılmamalıdır.
FIKHÎ İSTİKAMET: İslâm Âlimi, amelî açıdan mezâ-hib-i erbaadan birine tabi olmalı; fıkhî açıdan bin 
dört yüz yıllık bereketli tarihî fıkhî birikimi yok saymamalı; mezhepsiz veya mezhebi geniş biri olma-
malı, güncel meselelerde âkıl adam olarak Kur’anî ve Nebevî ölçülere uygun, seviyeli ve ciddî görüşleriyle söz sahibi olmalııdr.
Fetva verirken titiz olmalı, Kur’anî ve Nebevî anlayışa ters olan “kadın karşıtı” bir anlayışa sahip olmamalı ama feminist de olmamalıdır. İslâm’ın getirdiği ictimaî adalet esaslarına sahip çıkmalı ama asla sosyalist çizgide olmamalıdır.
İslâm Âlimi, davet, tebliğ, irşad ve eğitimde öncelikleri (fıkhu’l-evveliyyat) dikkate alan, akıl-nakil dengesini gözeten; mutedil ve orta çizgide, tam kıvâmında bir ilim ve irşad erbabı olmalıdır. İslâm Âlimi, müteşeddid (değerlendirmeleri sert) ve mütesâhil (kolaycı ve gevşek) olmamalı, herkesi memnun eden, herkese şirin görünmeye çalışan biri olmamalıdır.
ÖRNEK ŞAHSİYET: İslâm Âlimi, İmam-ı Azam Ebu Hanife gibi talebeleriyle birlikte ilim meclislerinde ortak ictihad, ortak fetva ve ortak görüşler ortaya koyan, ümmetin güncel sorun ve problemlerine İslâmî çözümler ortaya kouabilien ilim adamı olmalıdır.
İhyâ hadislerini tahric eden Hafız Zeyneddin el-Irakî ile Hidaye hadislerini tahric eden Hafız Cemaleddin ez-Zeylaî gibi farklı fıkhî mezheplerde olduğu halde birlikte ortak ilmî çalışmalara imza atan, ekip halinde çalışan örnek ilim erbabı olmalıdır.
TARİH ŞUURU: İslâm Âlimi, tarihi ders ve ibdert sahnesi olarak gören tarihteki fütûhat kadar fitne ve fsat ehlini, kripto münafıkları, sahte kahramanları iyi bilen, İslâm tarihini iyi okuyan, 

Osmanlı tarihini isabetli bir şekilde yorumlayan ve tarih şuuruna sahip uyanık, basiretli ve firasetli bir ilim adamı olmalıdır.
CİHAD EHLİ: İslâm Âlimi, mücahid ruhlu olmalı ama Müslüman kardeşine füturszca silah çekebilen sahte mücahitler (cihatçılar) gibi olmamalı; Halife Harun Reşid’e tesirli nasihatlarda bulunan değerli muhaddis, fakih imam Hasan el-Basrî gibi; zamanın valilerine yol gösteren İmam Nevevî ve İzzeddin b. Abdüsselam gibi yürekli ve cesur olmalıdır.
İslâm Âlimi, Sümeyye’leri, Hz. Hamzaları, Çanakkale şehitlerini anarken, Filistin’den söz ederken gözü yaşaran, talebelerine ve cemaatine cihad şuuru aşılayan gözü yaşlı ve gönlü duyarlı bir âlim olmalıdır.
İslâm Âlimi, tarihteki âlimlere ve günümüzde yaşayan ilim erbabı dostlarına değer vermeli, değeri yeteri kadar bilinmeyen ilim erbabının iade-i itibarı için çalışmalı, müstakîm âlimlere yöneltilen yıkıcı tenkitlere gereken cevapları vermeli, ilim erbabı vasfını zedeleyen, ilim adına korkunç ilmî cinayetler işleyen çarpık fetvalarıyla meşhur “medya vaizleri”ne gereken uyarıları yapmalıdır.
Kısaca: İslâm Âlimi, tarihte binlerce örneğini gördüğümüz ilmi ve irfanıyla, nezih davet ve irşad üslûbu ile insanlığa yol gösterici, duyarlı ve ilkeli, müttakî, muhlis, müstakîm bir mü’min olmalıdır.
Her açıdan “mükemmmel şahsiyet” aramıyoruz ancak hakikî âlim ve mürşidler İslâm toplumunda tarih boyunca her dönemde yaşamış ve her zaman yaşayacaktır. Hakikî âlimler; eserleri, talebeleri, fetvaları, irşadları ve tevcîhatıyla, ihlaslı gayretleriyle İslâm Ümmetini aydınlatmaya devam edeceklerdir.

Dipnot:

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
İsmet ÖZEL, “Ecmaîn güzel bir sözdü”, Yeni Şafak gazetesi 10.12.1999
 Fâtır, 35/28

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul