17 Nisan 2026 - Cuma

Şu anda buradasınız: / / Mehmet Gökçe : “sevgilinin Öptüğü Dudak Al Kan İçinde”
Mehmet Gökçe : “sevgilinin Öptüğü Dudak Al Kan İçinde”

Mehmet Gökçe : “sevgilinin Öptüğü Dudak Al Kan İçinde” Kamil Gelgör

Besteci, müzisyen, radyo programcısı Mehmet Gökçe ile   “Sen Gel Diye” adlı çalışmasını konuştuk. Sözleri, vurguları, dinamik ruhuyla bu albüm çok dinlenecek, çok konuşulacak… Piyasa çıkmasının hemen ertesinde bu emek mahsulü çalışma hakkında kendisi ile yapılan söyleşimizi sizlerle paylaşıyoruz.  

 

Hemen şu soruyla başlamak istiyorum Mehmet Gökçe kimdir?

 

 

 Çocukluğundan beri müziğe çok meraklı. Küçük sohbet meclislerinde söylediği ilahi ve ezgileri 1993 yılında radyolardan söylemeye başlayan, ardından 1995 yılında “Sevdamın Gözyaşları”,  “Beni Hatırla”, “Canı Dilden”,”Aşkına Pervane” ve son olarak yeni çıkardığımız albüm olan “Sen Gel Diye”… Bu albümlerde imzası olan kendi halinde bir müzisyen ve radyo programcısı diye tanıtsak zannederim yeterli olur.

 

Reklamlarda şu ifade geçiyor altı yılın ardından nakış nakış işlenmiş birbirinden güzel ezgiler… Altı yıl neden beklediniz?

 

 

1995 yılında ilk albümü çıkardık ve 2011 yılına ulaştık, elhamdulillah. Zaman akıp geçmiş ve bu zamana yaklaşık 50 eserle not düşebilmişiz.  Hem albüm aralarındaki zaman dilimi çok,  hem de bu kadar akıp geçen zamana daha fazla eser yerleştirebilirdik.

 

Üretken bir sanatçı olmama rağmen, ürettiklerimin çok azını paylaşabilmişim. Bu gerçekten benim suçum değil. Tek başıma yola çıktım. Ne arkamda güçlü bir yapımcı, ne de cebimde param vardı! Ve yoldayım yürüyüşüm devam ediyor, sadece bir sevda benim ki!  Ne radyo programcılığından kopabilirim, ne de müzik ve sahneden…

 

 

“Sen Gel Diye” albümünüzde birbirinden güzel eserler var ama Kerbela, Zehra ve Ehl-i Beyt eserleri dikkat çekiyor. Neden Kerbela, neden Zehra desek?

 

 

 

Evet, Kerbela ve Zehra aslında Ehl-i Beyt eserleri. Kerbela ve Zehra eserlerinin bestecileri İranlı müzisyenler ve bu beste formlarında coşku çok yüksek seviyede.  Acaba biz de bu Kerbela eserini coşkulu okuyabilir miyiz dedik ve sözlerini yazdık. Diğer Kerbela eserlerinden çok farklıydı. Ağıtın yerine direniş ve Hazreti Hüseyin’i yalnız bırakmamak, direnişte omuz omuza olmak işleniyordu bu eserde. ( Kalk giyin üzerini, bırakma Hüseyin’i ) dedik… Aslında Hüseyin Efendimiz bir sembol, zilleti kabul etmeyen, zalimlere karşı dik duruşu görüyoruz onun şahsında. Şimdi her yer Kerbela ve Hüseyinler meydanda, kalkıp giyinmek ve Hüseyinleri meydanda yalnız bırakmamak gerek. Bakın Mavi Marmara’ya, “Hüseyinlerimiz yalnız değil, biz geliyoruz” dendi ve emin olun çok korktular. Zannediyorum Hüseyinler bundan sonra yalnız kalmayacaktır.

Zehra eseri ise yapılmayan bir eserdi. Eserin, Türkçe sözlerini yazdım Hazreti Fatıma harika bir örnek kadınlarımız için. Bu alanda daha çok eser üretip, daha çok selam göndermemiz gerekir.

 

 

“Sen Gel Diye” albümünde Gel Şehadet, Birazdan Güneş Doğar, Gazze gibi Mehmet Gökçe’nin önceki albümlerinde olmayan çok farklı marş ve ezgiler var. Mehmet Gökçe tarzını değiştirmiş! Bu değişikliğin sebebleri nelerdir?

 

 

Öncelikle eserlerime yansımasa da radyo programlarımda 1993 yılından beri dünyadaki Müslümanların zalim müstekbirler tarafından ezilmelerine sesimiz çıktığı kadar mikrofonlardan bağırdık. Ama büyük eksiklik hissediyordum. Gerçekten farklı eserler niye yoktu. Belki de cesaretsizlik! Oysa marşlarda bir coşku vardır; bir sertlik, bir baş kaldırış Sesim biraz kadifemsi. O nedenle marş tarzı bir sesin yakışmayacağını düşündüm ama yaşadıklarımız beni bu eserlere imza atmaya adeta itiverdi. İnşaallah marş formundaki eserlerin hakkını vermişizdir.

 

Vuslat okurlarına son olarak ne söylemek ister?

 

 

Vuslat okurları şuna emin olsunlar, albüme gerçekten çok emek verdik. Son çalışmamızda on adet güzel eser var.

 Gazze, Kerbela, Sen Gel Diye, Uslanmazsın, Gel Şehadet, Ey Sevgili, Birazdan Güneş Doğar, Zehra, Umutla Bekler Gözlerim ve Anne.

Eserlerin her biri birbirinden güzel ve farklı, her bir eserin ruhuna uygun alt yapıları özenle hazırladık.

Bu çalışmaları yapabilmek için hem büyük emek gerekiyor hem de ciddi bir maliyet.

Bu albüme destek olurlarsa ürettiklerimizi onlarla paylaşabiliriz. Ben yüreğimi ve emeğimi ortaya koydum. Onlar da bu çabanın bir gönüle daha ulaşmasına vesile olurlarsa gerçekten mutlu olurum. Sanat ve emeğe sahip çıkılmalı ki sözümüzü birlikte yükseltelim. Çünkü daha söyleyecek çok sözlerimiz var.

 

Değerli kardeşim Mehmet Gökçe bize zaman ayırdığın teşekkürler. Sen Gel Diye albümünüz hayırlı olsun daha nice güzel yapıtlarla ve böyle tatlı söyleşilerde buluşmak ümidiyle.

 

 

 Çok sağ olun. Vuslat okurlarına bu söyleşi vesilesiyle çok selam ederim.

 Hafta içi her gün 103,2 ÖZEL FM’de Canlı performans programıyla saat 13.00 de yayındayız. Kardeşlerimizi muhabbetimize bekliyoruz…

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul