Soru 160: Şeytanın karısı var mıdır ve yumurtlayarak mı çoğalır?
Cevap
160: Bu sorunun cevabı Kehf suresin de ki şu ayetlerde
gizlidir. Ayet meali şöyledir:
Hani
biz meleklere: Âdeme secde edin demiştik de, İblisden başkası hemen secde etmişlerdi.
O ise cinlerden olduğu için Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. O halde onlar
sizin düşmanınızken siz Beni bırakıpta onu ve onun soyunu veliler mi
ediniyorsunuz? Zalimlerin ne kötü değiş tokuşudur bu!(Kehf,
18/50)
Bu ayette bize delil
olacak nokta ayette ki; onu ve onun soyunu veliler mi ediniyorsunuz?
bölümüdür. Bu ayetle ilgili olarak İmam Kurtubi (rh.a.)nin tefsirine baş
vurduğumuz da konuya dair imamın şunları kaydettiğini görüyoruz:
İblisin, kendi
sulbünden zürriyeti olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. eş-Şabi
dedi ki: Bir adam bana, İblisin karısı var mıdır diye sordu ben: Bu, benim
hazır bulunmadığım bir düğündür, dedim. Daha sonra yüce Allahın: Onun ve Onun
soyunu veliler mi ediniyorsunuz buyruğunu hatırladım, burada karısı olmaksızın
onun zürriyetinin olmayacağını anladım, bunun üzerine ona. Evet dedim.
(......................)
El-Kuşeyri Ebu Nasr da
der ki: Özetle, yüce Allah, İblisin bir zürriyetinin ve ona tabi olan
kimselerin bulunduğunu haber vermiştir. Bunlar Âdemoğullarına vesveselerde
bulunurlar ve onların düşmanlarıdırlar. Bizim için onların doğum keyfiyetleri
ile İblisten zürriyetin meydana gelmesine dair sabit herhangi bir rivayet
yoktur. O bakımdan bu konuda söz
söylemek sahih nakle bağlıdır.
Derim ki: Bu konuda
sahih olarak sabit olan el-Humeydînin el-Cembeynes-Sahiheyn adlı eserinde
İmam Ebu Bekr el- Berkanîden naklettiği rivayettir. O, kendi kitabında müsned olarak Ebu Muhammed
Abdulğani b. Said el-Hafızdan, Âsımdan,o
Ebu Osmandan,o, Selmandan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasulullah
(s.a.s) şöyle buyurdu: Pazara ilk giren kişi de sen olma,son çıkan kişi de sen
olma.Çünkü Şeytan orada yumurtlamış ve orada yavrulamıştır.
İşte bu, şeytanın kendi
sulbünden zürriyeti bulunduğunun delilidir. Doğrusunu en iyi bilen Allahtır.1
İmam Şabi (rh.a.)nin
de dediği gibi Şeytanın veya daha genel anlamda şeytanların karıları vardır.
Çünkü soyu olan bir varlığın soyunu devam için bir eşe ihtiyacı vardır. Yalnız
şunu da belirtelim ki Şeytan yani İblisin kendi mühlet verilenlerdendir. Ama
kendisine eş olanlara böyle bir özellik tanınmamıştır. Her dönem içinde kaç
hanımının olduğu meselesi de bize kapalı olan bir meseledir. Çünkü hakkında
herhangi bir delil olmadığı için konuşmak doğru olmayacaktır.
Şeytanların üreme şekline gelince İmam Humeydi (rh.a.) (v.488)
Buhari ve Muslim Üzerine yaptığıel-Cemu beyne Sahiheynadlı eserinde
(3/361)de 2840 nolu Muslimden rivayet ettiği hadisin ardına İmam Ebu Bekr el-Burkani(rh.a.) Musned adlı kitabından Muslimin hadisine
açıklama olacak şu hadisi zikretmektedir:
Pazara ilk giren kimse
olma ve son çıkan kimse de olma. Şeytan onda yumurtlar ve yumurtaları orada (olgunlaşıp)çıkar.
Bu hadisin kaydedildiği
diğer hadis kaynaklarını da zikredelim.
Kenzul-Ummal (4/14) K.
Buyu Bab:- Hdsno:9330(= El-Hatib Selmandan)
Deylemi el-Firdevs (5/719
) Hdsno:7490
Heysemi Mecmeuz-Zevaid
(4/135-6) K. Buyu Bab:11 Hdsno:6328 Taberani Kebirde rivayet etmiştir. Birinci rivayetteki el-Kasım b. Yezid,
el-Curmi dir sikadir. Geri kalan ricali Sahihin ricalidir...)
Riyazus-Salihin
(7/510) Hdsno:1846 Bu Hadis imam
Muslimin Selman (r.a)dan rivayet etmiş olduğu hadistir. İmam Nevevi (rh.a.)
hemen akabinde bu hadisle ilgili olarak şunları kaydetmiştir: Berkani
Sahihinde bu handisi şöyle rivayet etmiştir...deyip yukarıdaki hadisin
aynını zikretmektedir.
Buraya kadar
alıntıladığımız hadis kaynaklarından çıkan sonuç hadisin sahih olduğudur.
Yalnız burada sorulması gereken şey şudur; Şeytanın yumurtlaması meselesi mecazi
midir yoksa hakikat midir? Bu sorunun cevabını imam Kurtubi (rh.a.) hakikat
olarak vermiştir. Çünkü bu hadisi Şeytanın zürriyetinin olduğunu isbat
noktasında getirmiştir. Yani onun anlayışına göre Şeytanlar yumurtlayarak
çıkmaktadır. Bu tevil hadisin zahirine uygundur.
Riyazus-Salihinin üzerine
yapılan iki şerhte bu hadisteki şeytanın
yumurtlaması ifadesi şu şekilde izah edilmiştir:
...şeytan orada kuluçkaya yatmış ve yavru çıkarmıştır.
Bu, pazarların fısk ve aldatma gibi günah mahalli olmasından kinayedir...2
Diğer bir şerhte:
...peygamber
aleyhisselam çarşı-pazarı kinayeli ifadelerle şeytanın savaş alanı, bayrağını
diktiği yer,yumurtladığı ve yavru çıkardığı mahal olarak göstermekle işte
onun bu iğvasına,baştan
çıkarmasına,diğer bir ifadeyle başarısına işarettir..(Riyazus-Salihin
terceme ve Şerhi (7/511) Şarih: M.Yaşar
Kandemir vdğ. Erkam y.)
Bu iki şerhte hadise
kinaye ve mecaz olarak yaklaşmışlardır. Yalnız şunu belirtelim ki İmam
Kurtubi(rh.a.) açıklamasını öne almak en isabetli görüş olur. Çünkü İmam
Kurtubi (rh.a.) Maliki mezhebinde
muctehid bir şahsiyettir. Diğer şarihler ise bu dereceye ulaşmış kişiler
değillerdir. Tabii bu sözlerimizle onları rencide etmek istemiyoruz. Yalnızca
bir hakikatin beyanını vurguluyoruz. Yoksa ilmi sahada hepsi değerli
şahsiyetlerdir...
Bu noktada hadisi
Rivayet eden Ebu Bekr Burkani (rh.a.)
hakkında da kısa bir bilgi verelim. Kettaninin
er-Risaletul-Mustatrafeadlı eseri ki türkçeye Hadis Literatürü diye Yusuf Özbek tarafından tercüme edilen kitab da Buhari ve Muslim üzerine yazılan mustahrecler bölümünde Burkani (rh.a.) hakkında şunları kaydetmiştir:
9.el-Berkaninin
Mustahrecleri: Hafız Ebu Bekr Ahmed b.Muh.b.Ahmed b. Ğalib el-Hvârizmi el-Berkani-ki
bu,Hvârzem dolaylarında bir köy olan Berkâneye nisbettir.-eş-Şafii,öl.Bağdat 425.H.3
Kahraman Yayınlarının
Türkçeye terceme ettiği Riyazus-Salihin Şerhinde (2/620)de şu bilgiler
verilmektedir:
Berkâni; Ebu Bekr
Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Ğalib el-Harezmî eş-Şafii. Bağdat şeyhidir.
Hatib şöyle demiştir: Berkâni güvenilir, takva sahibi sağlam biridir. Bir
Musned hazırladı içine Buhari ve Muslimin bütün hadislerini aldı. Hicretin 425
senesinde vefat etmiştir.
Sonuç olarak Şeytanların
yumurtlayarak çoğaldıklarını söyleyebiliriz. Bu rivayet onların üremeleri
hakkında sahih ve doğru bir rivayettir. Bu rivayetten hareketle cin ve
insanların birleşmesinden bir çocuğun olup olmayacağına dair tartışmalarda
kesin bir kanıt olarak bu işin olmayacağı söylenebilir. En iyisini bilen Allah
(c.c)dır.
Soru
161: Şeytanın soyundan gelen Zelenbur, Seber, el-Aver, Tasim, Dasim, el-Ebyad,
Sahr, Velhan, el-Akyes, Murre, el-Hufaf, el-Gaylân, Lekus, el-Muktedi ve
Beydavi isimli şeytanlar var mıdır?
Cevap
161:Şeytanın soyunun olduğunu bir önceki sorunun cevabında izah etmeye çalışmış ve
Şeytanın bir zürriyetinin olduğunu görmüştük. Rasulullah (s.a.s.)dan gelen iki isim bilinmektedir onlardan biri Hinzeb
diğeri el-Velehân adındaki şeytanlardır ki bununla ilgili hadis zayıf sayılmaktadır. Öncelikle bunlarla ilgili
hadisleri zikredelim sonra diğerlerinin mahiyetini açıklayalım:
...Osman b. Ebil-As
Nebi (s.a.s.)ye gelerek:
Ya Rasulallah!
Muhakkakki Şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girdi. Onu bana
karıştırıyor, dedi.
Rasulullah (s.a.s) de:
Bu Hinzeb denilen
bir şeytandır. Onu hissettiğin vakit ondan Allaha sığın ve sol tarafına üç
defa tükür. buyurdu.
Osman:
Ben bunu yaptım; Allahda
onu benden giderdi, demiş4
Bu hadis sahihdir.
Dolayısıyla Hinzeb isminde bir şeytanın olduğunu biliyoruz.
Diğer bir hadis de
zikredelim:
...Ubey b.Kabdan
rivayet edilmiştir.
Rasulullah (s.a.s)
buyurdu ki:
Abdestin bir şeytanı
vardır ki, ona Velahan denilir. Suyun vesvas (şeytan) nından (evhama kapılıp
suyu israf etmekten) sakının.5
Bu hadisi kendisinin
kitabından kaydettiğimiz Tirmizi (rh.a.) hadisin açıklamasında şunları söylemiştir:
Bu bab da Abdullah b.
Amr ve Abdullah b. Muğaffelden de hadis rivayet edilmiştir. Ubey b.Kabın hadisi
garibtir ve bu hadisin isnadı muhadisler katında sağlam ve sahih değildir.
Çünkü Hariceden başka bu hadisi isnad eden (merfu olarak rivayet eden) kimse
bilmiyoruz.
Bu hadis Hasandan muteaddid
vecihlerden rivayet edildi. Ne var ki bu babda Rasulullah (s.a.s.)den sahih
bir hadis rivayet edilmemiştir. Harice arkadaşlarımızım nezdinde sağlam ravi
değildir. İbnul-Mubarek,Haricenin zayıf olduğunu kaydetmiştir.6
Şeytanların diğer isimleri
ile ilgili olarak İmam Kurtubi (rh.a.) tefsirinde şunları kaydetmiştir:
Taberî ve
başkalarının da naklettiğine göre Mücahid şöyle demektedir: İblis'in soyu şeytanlardır.
O bunları şöyle sayardı: Zelenbûr, pazarlarla görevlidir. O, sema ile arz arasındaki
bütün pazarlara sancağını diker. Bu sancağı ilk atılan dükkân ile son kapanan
dükkân üzerine koyar. Seber ise, musibetlerle görevlidir. Bu
kimse (musibetler vukuunda) yüzlere vurmayı, yakaları yırtmayı, vaveyla ile
dua etmeyi ve savaşa çağırmayı emreder. el-A'ver ise, zina yapılan
kapılar üzerinde görevlidir. Mesûd, haberler ile görevlidir. O, haberleri alır
insanların ağzına bırakır. İnsanlar ise (tetkik edecek olurlarsa) bu
haberlerin aslı olmadığını görürler. Tasim bir kimse evine girip de selam
vermeyip, Allah'ın adını da anmayacak olursa, ev eşyasından kaldırılmayan
şeyleri ve güzelce yerine yerleştirilmeyen şeyleri ona gösterir. Yemek yiyip de
Allah'ın adını anmayacak olursa, onunla beraber yer.
el-A'meş der
ki: Bazen eve girdiğimde Allah'ın adını anmıyor ve selam vermeyebiliyorum. Bir
abdest leğenini görür: Bunu kaldırın derim ve evdekilerle tartışmaya koyulurum.
Sonra durumu hatırlar: Dâsim, Dâsim (bunlar onun işidir, ondan Allah'a sığınırım)
derim.
es-Sa'lebî
ve başkaları Mücahid'den ayrıca şunu da naklederler: el-Ebyad ise, Peygamberlere vesvese
verendir. Sahr,Süleyman (a.s.)'ın yüzüğünü çalandır. Velhân, taharet ile görevlidir ve bu hususta
o, vesvese telkin eder. el-Akyes, namazla görevlidir, namazda vesvese verir. Murre,
çalgılar ile görevlidir. Künyesi de budur. (Ebu'l-Mezâmîr) el-Hufâf, çöllerde bulunur, insanların
yönlerini kaybetmelerini ve nereye gideceklerini bilmemelerini sağlar, el-Gaylânda onlardan birisidir.
Ebu Mutî
Meçhul b. el-Fadl el-Nesefî, "Kitabu'l-Lulüiyyat"da, Mücahid'den
şöyle dediğini nakletmektedir: el-Hufâf, içki ile görevlidir. Lekus ise,
insanları birbirine karşı kışkırtmakla görevlidir, el-A'ver, sultanın kapılarında
görevlidir. (Devamla) dedi ki: ed-Darânî de şöyle demektedir: îblis'in "el-Mütekadî"
diye bilinen bir şeytanı da vardır. Bu kimse Âdemoğlunun yirmi sene öncesinden
gizlice işlemiş olduğu (hayırlı) bir ameli çıkartır ve Âdemoğlu da bundan açık
olarak söz eder (ihlâsla yaptığı ameline riya bulaştırır).
İbn Atiyye
der ki: Bu ve buna benzer rivayetler sahih bir senet ile gelmemiş
rivayetlerdendir. en-Nekkâş, bu anlamda uzun uzun rivayetler nakletmiş ve sahihlikten
alabildiğine uzak hikâyeler toplamıştır. Ben, bu hususta Müslim'in kitabında
yer alan şu hadisten başka sahih bir hadisle karşılaşmadım: Namaz ile görevli Hinzibadında bir şeytan vardır. Tirmizî de, el Velehân diye adlandırılan abdest ile
görevli bir şeytan bulunduğunu zikretmektedir.
(......................)
Ben, Hocam,
İmam Ebu Muhammed Abdu'l-Mu'ti'yi İskenderiye serhaddinde şöyle derken
dinledim: el-Beydâvîdiye adlandırılan bir şeytan vardır. Bu şeytan, aralıksız iftar etmeksizin
oruçlarını sürdüren fakirlere görünür. Açlık onlarda sağlam bir yer edinip beyinlerine
zarar verecek hale gelince, onlara öyle bir ışık ve öyle bir nur gösterir ki,
etraflarındaki bütün evler bu aydınlıkla dolar taşar. Onlar, artık
maksatlarına ulaştıklarını ve bunun Allah'dan olduğunu zannederler, oysa durum
hiç de zannettikleri gibi değildir.7
İmam
Kurtubi(rh.a.)nin tefsirinden alıntıladığımız bu metinde imamın şu sözlerine tekrar vurgu yapalım:
İbn Atiyye der ki: Bu ve buna benzer
rivayetler sahih bir senet ile gelmemiş rivayetlerdendir. en-Nekkâş, bu
anlamda uzun uzun rivayetler nakletmiş ve sahihlikten alabildiğine uzak
hikâyeler toplamıştır. Ben, bu hususta Müslim'in kitabında yer alan şu
hadisten başka sahih bir hadisle karşılaşmadım: Namaz ile görevli Hinzib adında bir şeytan vardır. Tirmizî de, el Velehân diye adlandırılan abdest ile görevli
bir şeytan bulunduğunu zikretmektedir.
İbn Atiyye (rh.a.)nin
de belirttiği gibi Hinzib isminin
haricinde şeytanların isimlerine ve dair
sahih bir hadis yoktur. Onun için yukarıda isimleri ile göreveleri zikredilen şeytanlar
hakkında sahih bir şey olmadığından bu isimler ve yaptıkları budur.
Diyemiyoruz. En iyisini Allah(c.c) bilir.
İbni
Atiyye(rh.a.)nın hakkında sahih bir hadis yoktur dediği bilgileri ayrıca İmam Şiblinin
Cinlerin Esrarıadıyla Türkçeye çevrilmiş
eserin de İblis,çocuklarının her birine bir vazife verirbab başlığında
zikretmiştir.
Ayrıca İbni
Ebud-Dünyanın Şeytanın Tuzakları adıyla Türkçeye çevrilen eserinde haber
no: 33 olarak İmam Mucahidden nakledilmektedir. Eser Ocak yayınlarından çıkmıştır.
Konumuzla
ilgisi olmasa da Şeytanın isimlerinin
olduğuna delil olsun diye Ebu Davud (rh.a.)
kaydettiği şu hadisi zikredelim:
...Mesruktan
demiştir ki:
Ömer İbn
el-Hattab ile karşılaştım. (bana):
Sen
kimsin? diye sordu.
Ben de:
Mesrûk ibn
el-Ecdâ(yım)dedim.
Bunun
Üzerine Hz. Ömer:
Ben
Rasulullah (s.a.s)ı: Ecdâ şeytandır derken işittim8
1- el-Camiu Li
Ahkamil-Kuran(11/40) çev: M. Beşir Eryarsoy Buruc. Y &Vehbe Zuhayli
Tefsirul-Munir(8/241)çev: Hamdi Arslan vdğ. Risale y. 2. Bsk.
2- Riyazus-salihin
Şerhi Nuzhetul-Muttakin(1/620) Hdsno:1844 Hazırlayanlar: Mustafa el-Hin vdğ.
Çev: Abdulvahhab Öztürk Kahraman y.
3- Hadis literatürü
(sh/22) çev: Yusuf Özbek İz. Y
4- Muslim(9/631)K.
Selam Bab:25 Hdsno:68 & Ahmed Bin
Hanbel Musned(29/429)Hdsno:17897 Şuayb el-Arnavuti demiştir ki: İsnadı
Muslimin Şartı üzere sahihtir...&İbn Sunni Amelul-Yevme vel-Leyleh(2/649-50)hdsno:578
5- Tirmizi(1/60)K. Taharet Bab: 43 hdsno: 57&Ahmed b. Hanbel Musned(35/160)Hdsno:21238 İsnadı
cidden zayıf&İbni Huzeyme Sahih(1/64)K. Vudu bab:94 Hdsno.1226& Ebu
Davud Tayalisi Musned(1/442) Hdsno:549=Et-Turki Hadise Munker demiştir.
6- Tirmizi Tercemesi(1/60) çev: Zeki
Mollamehmetoğlu Yunus Emre y.
7- el-Camiu li Ahkamil Kuran (11/41&43)
çev. M. Beşir Eryarsoy Buruc y.
8- Ebu Davud(16/191)k.Edeb bab.62
hdsno:4957& İbn Mace (9/524-5) K.Edeb bab:31 hdsno: 3731


