İslam tarihi, ilim, düşünce ve bilgi tarihidir. Bizden önceki nesil, bedevi bir toplum iken
Kuranı okuyarak, medeni bir toplum oldular. Okuyarak, sorgulayarak, üreterek
medeni bir toplum inşa ettiler. Bedevilikten, medeniliğe geçişin destanını
yazdılar o ölümsüz şahsiyetler! Onlar, okuyarak ve yaşayarak İslami Devlet
oldular!
Hz. Muhammed (s.a.s.)in
önderliğinde; okuma, düşünme, sorgulama ve en önemlisi bunları hayata geçirme
faaliyetleri tarihimize damgasını vurmuştur. Hz. Peygamber, ilim erkek ve
kadın için farz olduğunu söylemekte. Burası çok önemli! İlim, yani okumak,
öğrenmek üzerimize farz. Dolayısıyla, okumanın bir mazereti olamaz, olamamalı
Herkes
okumaya, öğrenmeye adapte olmalıdır. Bugün okuma eylemini gerçekleştiremediğimiz
için, İslam dünyasının hali utanç verici bir durumdadır.
İşte bilgi, günümüze sahabenin,
ulemanın özverili çalışmalarıyla bize ulaştı. Onlar, bilmediklerini sordular,
sordukça öğrendiler, öğrendikçe kölelikten özgürlüğe geçtiler. Bugün,
Türkiyede okuma oranı çok düşüktür. ABDde insanlar, asansörde dâhil kitap
gazete ve dergi okuyorlar. Gelişmiş ülkelerde dergi, gazete, kitap okuma oranın
yüksek olduğu görülmekte. Türkiyede ise
bu bir o kadar geridedir.
Bizler, Hz. Muhammed
(s.a.s.)in takipçileri olarak okumanın, öğrenmenin, sorgulamanın düşünmenin
neresindeyiz? Hayat kitabımız Kurana ne kadar vakit ayırıyoruz? Kitap ile
aramızda nasıl bir ilişki var? Doğrusu bu soruları çoğaltmak mümkündür. Ama bu
soruların cevabı da çok iç açıcı olmadığı da ortadadır.
Hayat kitabımız Kurana
bile, yabancı kalmışız. Yabancı kaldığımızdan farkında değiliz. Hayatımıza
hâkim olmak isteyenler, bizden çok daha iyi Kuranı biliyorlar. İslâm
düşmanları, bizim tarihimizi, kültürümüzü, bizden çok daha iyi biliyorlar.
Çünkü onlar okuyorlar. Biz ise seyrediyoruz. Seyreden toplum değil düşünen toplum olmalıyız. Çünkü Kuran düşünen bir
topluma hitap etmektedir. Düşünmeyen toplumları Kuran, muhatap almıyor!
Kuranın muhatabı olmak istiyorsak düşünmek zorundayız!
Bizden önceki seçkin nesil
olan, sahabe nesli bizlere çok büyük bir miras olan ilim bıraktılar. Bizler
onların bıraktığı mirasa ne kadar sahip çıktık? En son hangi ayeti okuduk? En
son hangi hadisi okuduk? En son hangi, kültür, düşünce, edebiyat, fikir ile
ilgi bir kitap roman okuduk? Bırakın okumayı yanından bile geçmedik dostlar
Bir insana kötülük yapmak istiyorsan, o insanın düşünmesini, okumasını, öğrenmesini,
engellemen yeterlidir. Darbeler yapıldığında neden önce medya-basın-yayın ele
geçirilir. Çünkü oradan insanlara bilgi ulaşır. İnsanların uyanışı bilgi ile
olur, bilgeye ulaşmanın yolu ise ancak okumak ile olur. İnsanlara sağlıklı
bilgi ulaşmamalı ki darbe yapılsın.
Okuma şuuru konusunda, çuvaldızı
da iğneyi önce kendimize batırmalıyız. Allah (c.c.), bizlere okuyun diyor. Bizde hâşâ Allaha kafa tutarcasına,
okumamak için direniyoruz. Bizlerin, okumama gibi bir lüksü olamaz. Tam aksine, okumak ve üretmek
zorundayız. Okumadığımız her gün
hüsrandır. Okuduğumuz her gün aydınlıktır. Okumak bir erdemdir. Okumak, özgür
olmaktır. Okumak, Allahın emridir. Okumak, sünnettir. Okumak bilinçlenmektir!
Değerli okurlar!
Sizde biliyorsunuz ki, alış-veriş
yapmayı seven bir toplumuz. Haftalık mutfak için bir bütçe ayırırız. Giyim için
bir bütçe ayırırız. Gezmek, tatil yapmak için bir bütçe ayırırız. Peki ya kitap
için bütçe ayırıyor muyuz? Her ay düzenli kitap takip edip, kitaba ilime para
harcıyor muyuz? Maalesef dostlar, bunu yapan çok az insan var.
Bizim yapanlara bir sözümüz yoktur, olamaz!..
Bugün çocukları uyuturken
kitap, öykü, hikâye, okuyan kaç anne baba vardır. Düzenli bir şekilde kitap alıyor muyuz? Evde
kütüphanemiz var mı? Yılda kaç kitap
bitiriyoruz?
Bugün bizler, 100 TL bir ayakkabıya
gözü kapalı verebiliyoruz. 10 TL olan
bir kitaba ise maalesef acımasızca çok diyebiliyoruz. Oysa Hz. Alinin
deyimiyle: malı sen korursun, ilim ise senin korur okumak insanı korur.
Okumak, insanı adam eder. Okumak, insanı sultan eder!
Bugün yeryüzünde eğer müslümanlar
eziliyorsa bunun nedenlerinden biriside okuma alışkanlığını yitirdiğimizden
kaynaklanıyor. Çünkü bilmeyen toplumlar bilen toplumlara boyun eğerler.
Birilerine köle olmamak için, okuma kültürümüzü seviyemizi yükseltmemiz
gerekiyor. Okuyan bir nesil yetiştirmek gerekiyor. Bu ise hepimizin vazgeçilmez
ödevidir.
Bugün boş sokaklarda
dolaşmaktansa, kitap satırlarının arasında dolaşmak daha faziletlidir. Kitaplardan kurulu bir dünya inşa etmek
gerekiyor.
Şunu unutmayalım ki, okumaya
veda ettiğimiz gün tarihimize de veda ettik. Şanlı tarihe geri dönmenin ilk
basamağı okumaktan geçer o halde şimdi okuma vakti!


