27 Ocak 2023 - Cuma

Şu anda buradasınız: / ŞEHİD ABDULLAH AZAM
ŞEHİD ABDULLAH AZAM

ŞEHİD ABDULLAH AZAM BEŞİR GÜNEŞ

Âlim, mücahid, mütefekkir ve şehid Abdullah Yusuf Azzam, küresel cihad hareketinin babası olarak lanse edilir. Filistinli olan Abdullah Yusuf Azzam gerek siyasi, gerek fikrî, gerekse askerî açıdan yakın tarihte önemli bir yer edinmektedir. Ayrıca Şehid Azzam’ın ortaya koyduğu çaba bugün de bizler için oldukça önemli izler taşıyor.
Abdullah Yusuf Azzam, 1941’de Siyonist zulmün, baskının ve şiddetin içindeki Filistin’in Cenin kentinin yakınlarındaki Seyletü’l-Harisiye köyünde doğmuştur. İlk öğrenimini köyünde tamamladıktan sonra Tülkarim şehrindeki Ziraat Lisesine kaydolan genç Abdullah, 1956’da buradan mezun oldu. Liseden sonra Şam’a giderek orada İslami ilimler tahsil etmeye başladı. 1966’da Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nden pekiyi dereceyle mezun oldu. 1966’daki mezuniyetine dek Şam’da Muhammed Edib Salih, Said Havva ve Mervan Hadid gibi önemli isimlerle temaslar kurdu.
Mezuniyetinin ardından ülkesine dönen Azzam, İsrail’e karşı paramiliter savaşa dahil olsa da, Filistin’de savaşı yürüten FKÖ’nün ulusalcı ve Marksist yapısından uzak durdu. Müslüman Kardeşler’in (İhvân-ı Müslimîn) Filistin’deki yapılanması içerisinde kalmayı ve bu oluşum içinde İsrail’e karşı savaşmayı tercih etti. Bu tutumu daha sonra Hamas’ın teşkilinde rol oynamasına sebep olacaktı.
Azzam, bir süre sonra eğitimini sürdürmek üzere Mısır’a, el-Ezher Üniversitesi’ne gitti. Burada şeriat alanında yüksek lisans yapan Azzam, tekrar Ürdün’e dönerek Amman Üniversitesi’nde akademisyenliğe devam etti. Akademisyenliğe 1971’de el-Ezher’de devam eden Azzam, 1973 yılında Fıkıh Usûlü dalında doktorasını birincilikle tamamladı.
Semire Muhyiddin’le evlenen Abdullah Azzam’ın bu evlilikten 5 oğlu (İbrahim, Huzeyfe, Muhammed, Hamza, Musab) ve 3 kızı (Fâtıma, Vefâ, Sümeyye) dünyaya gelecekti.
Tekrar ülkesine dönmesine rağmen “radikal” görülen fikirleri nedeniyle burada kariyerine devam edemedi. O yıllarda Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır gibi birçok ülkeden sürülen eğitmen ve akademisyenleri kabul eden Suudi Arabistan’a giderek akademik kariyerini 1979 yılına kadar burada sürdürdü. Cidde Kral Abdülaziz Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptığı esnada Ebû Abdullah ile tanıştı.
1979 yılı tüm İslam dünyası için olduğu gibi Azzam için de bir dönüm noktası oldu. İran devrimi, Afganistan Savaşı ve Kâbe Baskını gibi olaylar, dünyada yeni bir devrin başladığını gösterir nitelikteydi. Özellikle Kâbe baskının ardından Suudi Arabistan, radikal fikirleri olan birçok akademisyen ve eğitmeni uzaklaştırmaya başladı. Abdullah Azzam da bu kapsamda üniversiteden uzaklaştırıldı.
Bunun ardından Azzam, 1979 yılının sonlarına doğru Sovyet işgali altındaki Afganistan’a ve de cihada yakından tanıklık etmek için Pakistan’a gitme kararı aldı.
İlk olarak İslamabad Uluslararası İslam Üniversi-tesi’nde akademisyenliğe başlayan Azzam, daha sonra cihadî sahaya yakın olmak için Peşaver’e geçti. Böylece akademik kariyerini bir kenara iterek kendisini Afgan cihadına adadı. Mücahidlerin eğitim müsteşarı oldu. Azzam artık bölgede Arap ağırlıklı savaşçıların sevk ve idaresini üstlendi.
Abdullah Azzam, Afgan cihadının dünyaya tanıtılmasında ve İslamî meşruiyet kazanmasında en etkin rolü oynamıştır. Afganistan’da Mektebu’l-Hadimat (Mücahidlere Hizmet Bürosu) ve Beytü’l-Ensar (Yardım Evi) isimli kurumlar açarak dünyanın dört bir yanından ulusal sınırları aşarak gelen binlerce genci organize etmiştir.
Sovyetler Birliği’ne karşı başarılı bir direnişi organize etmesiyle birlikte Abdullah Azzam, 1985’ten itibaren Ortadoğu, Avrupa ve ABD’ye seyahatler gerçekleştirdi. Dört yıl boyunca devam edecek olan bu seyahatler çerçevesinde dileyen herkesin rahat bir şekilde Afganistan’a seyahat imkânının oluşmasına katkıda bulunmuştur.
Abdullah Azzam, 24 Kasım 1989’da Peşaver’in batısındaki bir camide hutbe vermek üzere evden çıkmıştı. Amacı cuma hutbesini okumak ve cuma namazını kıldırmaktı. İki oğlu Muhammed ve İbrahim ile birlikte arabasına doğru yaklaştı. Arabaya bindikten kısa bir süre sonra büyük bir patlama duyuldu. 20 kg ağırlığındaki TNT’nin uzaktan kumandayla patlatılması neticesinde kendisi ve oğulları şehid oldu.
Sovyetler Birliği’nin uzantısı olan rejimin devrilmesi için gün sayılırken ve yeni hedefler belirlenirken (Kudüs’ün kurtarılması ve ortak İslamî bir yapı kurmak) suikastin gerçekleşmesi manidardır. Ölümden sonra Afganistan gerek yerel gruplar gerekse savaşçılar arasında ayrılıklar derinleşti ve ülke bir iç savaşa sürüklendi.
Son yüzyılın cihad öğretmeni olan Abdullah Yusuf Azzam, terk ederek zillete düştüğümüz ahvalden bizi kurtaracak bir yol haritası çizmektedir. Bunu da kendi deyimiyle şu şekilde ifade etmiştir: “Ölüme tutkun olun ki Allah size gerçek hayatı ikram etsin.” Bu ifade ümmetin mottosu haline gelmiştir.

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul